Osmanlı Devleti tarafından Feshâne’de üretilen fesler için Takvim-i Vekâyi Gazetesine verilen bir reklâmda; Feshâne’de üretilen feslerin Tunus fesinden daha kaliteli olduğu vurgulanarak, reklâm metninde seçici talep yaratma ve tutunma yoluna gidilmiştir. Burada seçici talep yaratmadan maksat belirli bir markaya yönelik talep yaratmayı amaçlamaktadır. Bu tür reklâmlarda amaç, tüketicilerde marka bağımlılığı yaratarak, söz konusu markanın rakip markalardan farklı olan yönlerini ortaya koymak ve ayırt edilmesini sağlamaktır. Reklâm metninde yerli feslerin kalitesine, ithal feslerin kalitesizliğine ve pahalı oluşuna dikkat çekilerek marka tutundurma ve ikna etme yolu tercih edilmiştir. Böylece, Feshâne tarafından üretilen feslerin kaliteli ve ucuz olduğu ithal edilen feslerin fiyatlarının düşük olmasına rağmen kalitelerinin de bozuk olması neticesinde Feshâne fesleri piyasada hem kalite hem de marka açısından bir numaralı fes olarak yerlerini almışlardır. Ancak, bazı uyanık esnafların ucuza aldıkları ithal feslere “Feshâne Kaşesi” vurarak haksız rekabet yaratmaları sonucunda, devlet daha önce her tarafta satılmasına izin verdiği Feshâne üretimi fesleri tekrar eskiden olduğu gibi sadece yetkili satış mağazalarında satmaya başlayarak itibarını korumaya çalıştıysa da başarılı olamamıştır. İthal feslere Feshâne kaşesi vurarak satan esnafın tavrı artık Osmanlı Devleti’nde ticari ahlakın bozulmaya yüz tuttuğunun da bir göstergesidir.
Marka tanımlamalarında yer aldığı üzre şehirlerde tek başlarına marka olabilirler. Ancak, bunların marka olabilmeleri için bazı özellikleri bünyelerinde taşımaları gerekir. Bunlara en güzel örnek, Paris, Londra, Washington ile birlikte İstanbul verilebilir. İstanbul bulunduğu konum ve değişik medeniyetlere ev sahipliği yapması nedeniyle geçmişten günümüze hâlâ marka olma özelliğini korumaktadır. Hatta, tarihin kendisine bahşettiği bu şansı sadece İstanbul ismiyle temsil etmemekte, “Be Makam-ı Konstantiniyye el mahmiyye”, “Asitane”, “Deraliyye”, “Dar-ül hilafet’il-aliyye”, “Dersaadet”, “Darüssaadet”, “İslambol” gibi adlarıyla da anılmaktadır. Hatta İstanbul’un Müslüman Türkler/Osmanlılar tarafından fethedilmesinden sonra bile resmi belgelerde be-makamı Konstantiniyye ismi kayıtları geçmiştir. Günümüzde İstanbul ismi her ne kadar “marka şehir” olarak tescillenmiş olmasa bile, Gaziantep bu yönde ileri bir adım atarak “marka şehir” ismini tescilletmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu’nda Marka Tescilinin Oluşumu anlatıldıktan sonra Osmanlılar döneminde marka olan değişik sektörlerden örnek vermek istiyoruz. Bu markalar yurt sathını da aşarak yurtdışına açılmışlar ve buralarda da Osmanlı ve Türkiye’yi güzel bir şekilde temsil etmişlerdir. Burada kuruluşları Osmanlı dönemine kadar dayanan birkaç marka üzerinde durmak istiyoruz.